Sohbette Sessizlik Anları İçin Açık Uçlu Sorular
Kahve masasında veya ilk buluşmada gelen o sessizlik anlarını, doğru sorularla nasıl avantaja çevireceğini öğrenin.

Karşındaki kişiyle kahve içerken birden o tuhaf sessizlik çöker. Çay kaşığı tabağa çarpar, ikiniz de telefona bakmamaya çalışırsınız ama sohbette sessizlik anları adeta uzar da uzar. Ne diyeceğini bilemezsin, kafandaki tüm espriler uçup gider.
Korkma, bu sadece senin başınıza gelmiyor. İki insanın bir aradayken sessiz kalması gayet normaldir. Sorun sessizliğin kendisinde değil, senin bunu bir kriz gibi algılayıp paniğe kapılmanda yatar.
Peki o anları nasıl yöneteceksin? Yanıtı basit: Doğru sorularla topu tekrar karşı tarafa atmak.
Sessizliği Kriz Değil Fırsat Gör
Bir buluşmada çıt çıkmıyorsa dünya başına yıkılmış gibi hissedersin. Karşı taraf sıkıldı sanırsın, hemen kendini suçlamaya başlarsın. Oysa insanlar bazen sadece düşünürler veya yorulurlar.
Bu anlarda derin bir nefes al ve masayı terk etme isteğine diren. Panik yapıp “Hava da çok sıcak değil mi?” gibi kliplere sığınma. Çünkü bu tarz kapalı uçlu sorular sohbeti anında öldürür. “Evet” der ve yine tıkanırız.
Neden Kapalı Uçlu Sorulardan Kaçınmalısın?
Sohbeti tıkamak istemiyorsan “Bugün ne yaptın?” ya da “Film mi müzik mi?” gibi soruları çöpe at. Bu sorular tek kelimelik yanıtlar doğurur.
- Bugün ne yaptın? -> Hiç, evde oturdum.
- Filmleri sever misin? -> Evet, severim.
- İş nasıl gidiyor? -> Yoğun geçiyor.
Gördüğün gibi bu diyaloglar bir yere varmaz. Karşısındaki insana konuşacak alan bırakmazsın. Açık uçlu sorular ise karşıdakinin kendi hikayesini anlatmasına kapı aralar.
Sohbeti Canlandıran Örnek Cümleler Nelerdir?
Masada o gergin an tekrar başladığında cümleni “nasıl” veya “ne” ile başlat. İnsanlar kendi tutkularından, merak ettikleri şeylerden bahsetmeyi severler.
Geçen hafta sonu izlediğin ya da dinlediğin, seni en çok etkileyen şey neydi?
Bu soru karşıdakine sadece bir isim verme şansı tanımaz. Neden etkilendiğini, o anki hislerini de anlatmasını sağlar. Sen de oradan yeni bir alt başlık yakalarsın.
Hangi Konular Derin Bir Akış Sağlar?
Gündelik havadisler bir yere kadar gider. Gerçek bağ kurmak ve ortamı ısıtmak için ilgi alanlarına inmek gerekir.
- Son zamanlarda üzerinde çalıştığın veya kafayı taktığın yeni bir hobi var mı?
- Çocukken büyümek istediğin yer ile şu an yaşamak istediğin yer arasında nasıl bir fark var?
- Hayatında aldığın en iyi veya en tuhaf tavsiye neydi?
Bu tarz sorular karşı tarafın düşünmesini gerektirir ve otomatik yanıtların dışına çıkarır.
Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Sessizliği bozmak isterken işi daha da batıranlar var. Onlardan biri olma.
Sürekli soru sormak bir süre sonra iş görüşmesine döner. Karşındaki kendini sorguda hissedebilir. Soru sorduktan sonra onun anlattıklarına gerçekten kulak ver ve kendi hayatından küçük bir detayla karşılık ver.
Bir diğer hata ise uzun uzun sessizliği doldurmaya çalışmaktır. Karşındaki konuşurken araya girmek için acele etme. Bırak fikrini tamamlasın.
Dinlemeyi Bilmek Konuşmaktan Değerlidir
En iyi soruları sorsan bile karşıdakini dinlemiyorsan hiçbir anlamı kalmaz. Göz teması kur, başınla onayla ve anlattığı bir detayı yakalayıp yeni bir soru üret.
Sohbet karşılıklı atılan bir top gibidir. Sen atarsın, o tutar ve geri gönderir. Tek taraflı çaba her zaman yorar.
Şimdi sokağa çık, kahveni al ve o kaçınılmaz an geldiğinde paniklemek yerine merakla yaklaş. Göreceksin ki doğru sorularla tıkanan hiçbir sohbet kalmaz.
Sık Sorulan Sorular
Sohbette sessizlik anları yaşandığında neden hemen konuşma gereği duyarız?
Toplumsal olarak sessizliğin rahatsız edici olduğu algısı yaratıldığı için panikleriz. Oysa kısa sessizlikler doğaldır.
Açık uçlu soru sorarken nelere dikkat etmeliyim?
Evet veya hayır ile yanıtlanamayacak, kişinin deneyimlerini paylaşmasını sağlayacak ‘nasıl’ ve ‘neden’ odaklı sorular seçmelisin.
Karşı taraf soruma çok kısa cevap verirse ne yapmalıyım?
Onu yargılamadan kendi deneyiminden küçük bir örnek vererek konuyu yumuşakça başka bir yöne taşıyabilirsin.






